İfade Verdikten Sonra Ne Olur? Savcılık ve Ceza Soruşturması Sonrası Süreç Nasıl İşler.

Karakolda veya savcılıkta ifade verdikten sonra süreç nasıl devam eder? İfade sonrası serbest bırakılma, yeni delillerin toplanması, yeniden ifadeye çağrılma, İddianame düzenlenmesi ve takipsizlik kararı gibi ihtimalleri; savcılık soruşturmasının nasıl ilerlediğini uygulamadaki tecrübelerimiz çerçevesinde ele aldık.

İfade Verdikten Sonra Ne Olur?

Karakolda veya Cumhuriyet savcılığında ifade veren kişilerin en sık sorduğu sorulardan biri şudur:

“İfademi verdim, şimdi ne olacak?”

Uygulamada kişinin ifade verdikten sonra dosyanın kapandığını düşündüğü durumlarla sıkça karşılaşıyoruz. Oysa ifade verilmesi çoğu zaman ceza soruşturmasının yalnızca bir aşamasıdır.

İfade sonrasında Cumhuriyet savcılığı dosyadaki mevcut delilleri değerlendirmeye, yeni deliller toplamaya ve kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphe bulunup bulunmadığını araştırmaya devam edebilir.

CMK m.160 uyarınca Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği izlenimini veren bir durumdan haberdar olduğunda gerçeği araştırmaya başlar. Savcı, şüphelinin yalnızca aleyhine değil, lehine olan delilleri de toplamak ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.

Bu nedenle ifade işleminin bitmesi ile soruşturmanın bitmesi aynı şey değildir.

İfade Verdikten Sonra Hemen Dava Açılır mı?

Hayır.

Bir kişinin karakolda veya savcılıkta ifade vermiş olması, hakkında otomatik olarak ceza davası açılacağı anlamına gelmez.

CMK m.170 uyarınca Cumhuriyet savcısının iddianame düzenleyebilmesi için soruşturma sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturması gerekir. Yeterli şüphe oluştuğu kanaatine varılırsa iddianame düzenlenerek görevli ve yetkili mahkemeye gönderilir.

Dolayısıyla ifade, soruşturmanın önemli bir parçası olmakla birlikte savcılık kararını yalnızca ifadeye bakarak vermek zorunda değildir.

Dosyadaki diğer deliller de değerlendirilir.

Savcılık İfadeden Sonra Hangi İşlemleri Yapabilir?

İfade alındıktan sonra soruşturmanın niteliğine göre çok farklı işlemler yapılabilir.

Örneğin;

Tanık veya başka şüphelilerin beyanları alınabilir, kamera görüntüleri araştırılabilir, bilirkişi incelemesi yaptırılabilir, dijital materyaller incelenebilir, kriminal rapor beklenebilir, kurumlarla yazışmalar yapılabilir veya dosyaya yeni belgeler getirilebilir.

Savcılık gerekli gördüğü araştırmaları doğrudan yapabileceği gibi adli kolluk aracılığıyla da yaptırabilir.

Bu nedenle özellikle kapsamlı dosyalarda kişinin ifade vermesiyle savcılığın hemen karar vermesini beklemek her zaman gerçekçi değildir.

İfade Verdikten Sonra Serbest Kalmak Dosyanın Kapandığı Anlamına mı Gelir?

Hayır.

Kişinin ifadesi alındıktan sonra karakoldan veya savcılıktan serbest ayrılması, hakkında yürütülen soruşturmanın sona erdiği anlamına gelmez.

Kişi serbest bırakılmış olsa dahi savcılık dosyadaki araştırmaya devam edebilir.

Bu noktada sık karşılaştığımız yanlış düşüncelerden biri şudur:

“Beni bıraktılar, demek ki dosya kapandı.”

Oysa kişinin özgürlüğünün kısıtlanmaması ile soruşturmanın devam edip etmemesi farklı hukuki konulardır.

Dosya, savcılığın soruşturma sonunda vereceği karara kadar açık kalabilir.

İfade Verdikten Sonra Tekrar Çağrılabilir miyim?

Somut olayın özelliklerine göre yeniden açıklama yapılması gerekebilir.

Örneğin ilk ifadeden sonra dosyaya yeni bir delil girmiş olabilir veya kişinin önceki açıklamalarında aydınlatılması gereken bir husus ortaya çıkabilir.

Ancak aynı olay hakkında şüphelinin yeniden ifadesinin alınması bakımından CMK m.148/5 özel bir düzenleme içermektedir.

Dolayısıyla soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeniden çağrı yapılması, tek başına olağan dışı bir durum olduğu anlamına gelmez.

Önemli olan neden yeniden çağrı yapıldığının bilinmesidir.

İlk İfade Dosyanın Sonraki Aşamalarında Önemli mi?

Evet.

Kişinin ilk ifadede yaptığı açıklamalar daha sonraki savunmalarıyla birlikte değerlendirme konusu olabilir.

Bu nedenle daha önce de özellikle vurguladığımız gibi:

“Şimdi bir şey söylerim, sonra değiştiririm.”

düşüncesi ceza soruşturmalarında sağlıklı bir yaklaşım değildir.

İlk ifade daha sonra açıklanabilir veya değiştirilebilir ancak önceki beyan dosyadan kendiliğinden ortadan kalkmaz.

Bu konuyu ayrıntılı olarak İlk İfade Sonradan Değiştirilebilir mi? Kolluk İfadesinin Delil Değeri başlıklı makalemizde ele aldık.

İfade Verdikten Sonra Takipsizlik Kararı Verilebilir mi?

Evet.

Halk arasında “takipsizlik” olarak bilinen kararın kanundaki adı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, yani KYOK'tur.

CMK m.172 uyarınca Cumhuriyet savcısı soruşturma sonunda kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edemezse veya kovuşturma imkanının bulunmadığı sonucuna ulaşırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir.

Dolayısıyla bir kişi şüpheli sıfatıyla ifade vermiş olsa dahi soruşturma sonunda hakkında dava açılmadan dosyanın sonuçlanması mümkündür.

Savcı İddianame Düzenlerse Dava Hemen Başlar mı?

Savcılığın iddianame düzenlemesi ile mahkemede kamu davasının başlaması birbirine yakın fakat aynı olmayan aşamalardır.

Cumhuriyet savcısı yeterli şüphe bulunduğu kanaatine varırsa iddianame düzenleyerek mahkemeye gönderir. Mahkeme ise iddianameyi ve soruşturma evrakını inceler.

CMK m.174 kapsamında kanunda belirtilen eksikliklerin bulunması durumunda iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilebilir. Güncel düzenlemede mahkemenin bu incelemeyi iddianame ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde yapması öngörülmektedir.

İddianamenin kabul edilmesiyle ise kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar. Mahkeme bundan sonra duruşma gününü belirler.

Bu ayrım önemlidir.

İddianamenin düzenlenmesi soruşturmanın sonuna yaklaşılmasıdır; iddianamenin kabul edilmesi ise kamu davasının başlamasıdır.

İfade Verdikten Sonra Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Mümkün mü?

Bazı suçlar ve kanunda belirtilen şartlar bakımından evet.

CMK m.171 kapsamında belirli koşulların bulunması halinde Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmasını ertelemesi mümkün olabilir.

Bu imkan her suç için uygulanmaz ve suçun niteliği, yaptırımı ile şüphelinin durumuna ilişkin birtakım şartların ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Güncel CMK m.171'de, uzlaştırma ve önödeme kapsamı dışında kalan ve kanundaki ceza sınırını sağlayan bazı suçlar bakımından kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin düzenleme bulunmaktadır.

Bu nedenle soruşturmanın sonucu yalnızca “dava açılması” veya “takipsizlik” şeklinde iki ihtimalden ibaret olmayabilir.

Uzlaştırma, Önödeme veya Seri Muhakeme Gündeme Gelebilir mi?

Suçun niteliğine göre ceza soruşturmasında özel usuller de gündeme gelebilir.

Bazı suçlar uzlaştırma veya önödeme kapsamında olabilir. Kanuni şartların mevcut olduğu bazı dosyalarda seri muhakeme usulünün uygulanması da söz konusu olabilir.

Nitekim CMK m.174, dosyadan açıkça uzlaştırma, önödeme veya seri muhakeme usulüne tabi olduğu anlaşılan işlerde bu usuller uygulanmadan iddianame düzenlenmesini iddianamenin iade sebepleri arasında saymaktadır.

Bu nedenle “ifade verdim, sıradaki aşama kesin duruşmadır” şeklindeki düşünce de doğru değildir.

İfade Verdikten Sonra Gözaltı veya Tutuklama Olabilir mi?

İfadeye çağrılmış olmak ve ifade vermek, tek başına tutuklama sebebi değildir.

Bununla birlikte soruşturmanın şartlarına göre koruma tedbirlerinin gündeme gelmesi mümkündür. Kişinin yalnızca ifade vermek üzere çağrıldığı bazı dosyalarda ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılması söz konusu olurken, bazı soruşturmalarda yakalama, gözaltı, adli kontrol veya tutuklama süreçleri gündeme gelebilir.

Bunların her biri ayrı kanuni şartlara tabi koruma tedbirleridir.

Bu nedenle kişinin:

“İfademi verdim, artık hakkımda hiçbir işlem yapılamaz.”

şeklinde düşünmesi de;

“İfadeye gittiysem mutlaka tutuklanacağım.”

şeklinde düşünmesi de doğru değildir.

Somut dosyanın özellikleri belirleyicidir.

Savcılık Soruşturması Ne Kadar Sürer?

Ceza soruşturmalarının tamamı için geçerli sabit bir süre bulunmamaktadır.

Soruşturmanın süresi;

dosyanın kapsamına, şüpheli sayısına, tanıkların bulunmasına, bilirkişi incelemesine, dijital materyallerin çözümüne, kamera kayıtlarına, kriminal raporlara veya başka kurumlardan beklenen belgelere göre değişebilir.

Bu sebeple benzer suçlardan yürütülen iki soruşturmanın dahi sonuçlanma süreleri birbirinden oldukça farklı olabilir.

İfade verildikten sonra uzun süre haber alınmaması da tek başına soruşturmanın kapandığı anlamına gelmez.

İfade Verdikten Sonra Dosyayı Takip Etmek Gerekir mi?

Kanaatimizce evet.

Ceza soruşturmasında kişinin ifadesini verdikten sonra dosyayla tamamen ilgisini kesmesi zaman zaman sorunlara yol açabilir.

Dosyaya yeni bir delil girebilir, yeni bir ifade ihtiyacı ortaya çıkabilir, savcılık karar verebilir veya ilerleyen aşamada kişiye bir tebligat gönderilebilir.

Özellikle adres değişikliği veya tebligatların takip edilmemesi halinde kişinin dosyadaki gelişmelerden geç haberdar olması mümkündür.

Bu nedenle soruşturmanın hangi aşamada olduğunun takip edilmesini önemli görüyoruz.

“Uzun Süredir Haber Gelmedi, Dosya Kapandı mı?”

Hayır, bunun tek başına böyle bir anlamı yoktur.

Soruşturma dosyasında bir süre işlem yapılmıyor gibi görünmesi, dosyanın hukuken sona erdiği anlamına gelmez.

Örneğin savcılık bir bilirkişi raporu, dijital inceleme veya başka kurumdan gelecek cevabı bekliyor olabilir.

Dosyanın sonuçlandığından söz edebilmek için soruşturmanın nasıl sona erdiğinin dosya üzerinden kontrol edilmesi gerekir.

İfade Sonrasında Lehime Delil Sunabilir miyim?

Evet.

Şüphelinin savunması yalnızca ilk ifade sırasında söylediklerinden ibaret değildir.

Dosya kapsamında kişinin lehine bir kamera kaydı, belge, mesaj, tanık veya başka somut delil varsa bunların soruşturma makamının dikkatine sunulması mümkündür.

CMK m.160 zaten Cumhuriyet savcısına şüphelinin hem lehine hem aleyhine delilleri toplama yükümlülüğü yüklemektedir.

Kanaatimizce özellikle ilk ifadeden sonra kişinin elinde savunmasını destekleyen somut bir delil ortaya çıktığında bunun dosyaya hangi şekilde sunulacağının değerlendirilmesi önemlidir.

İfade Verdikten Sonra Avukat Yardımı Almak İçin Geç mi?

Hayır.

Müdafi yardımından yararlanmak yalnızca ilk ifade öncesine özgü değildir.

Kişi ilk ifadesini avukatsız vermiş olsa dahi soruşturmanın sonraki aşamalarında müdafi yardımından yararlanabilir.

Ancak önceki makalelerimizde de belirttiğimiz gibi, hukuki yardımın soruşturmanın mümkün olduğunca erken aşamasında alınması çoğu zaman daha sağlıklı bir değerlendirme yapılmasını sağlar.

Özellikle ilk ifade aşaması hakkında ayrıntılı bilgi için Karakolda İfade Verirken Avukat Zorunlu mu? Kolluk İfadesinde Avukatın Önemi başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Ayrıca henüz ifade aşamasına gelmeden çağrı aldıysanız Karakoldan veya Savcılıktan İfadeye Çağrıldım, Ne Yapmalıyım? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Mesleki Uygulamada En Sık Karşılaştığımız Yanlış Düşünceler

İfade sonrasında özellikle üç yanlış düşünceyle karşılaşıyoruz.

Birincisi:

“Serbest bıraktılar, dosyam kapandı.”

İkincisi:

“İfade verdim, artık kesin dava açılacak.”

Üçüncüsü ise:

“Bir daha beni aramadılar, dosya kendiliğinden düşmüştür.”

Bu üç düşünce de her dosya açısından doğru kabul edilemez.

Ceza soruşturmasının sonucunu belirleyen şey kişinin yalnızca ifade vermiş olması değil; soruşturma sonunda elde edilen delillerin ve hukuki şartların nasıl değerlendirildiğidir.

İfade Sonrasındaki Sürece İlişkin Mesleki Görüşümüz

Mesleki tecrübemizde ilk ifadenin önemini özellikle vurguluyoruz. Ancak ifade verildikten sonraki sürecin de en az ilk ifade kadar önemli olduğunu düşünüyoruz.

Çünkü çoğu dosyada soruşturmanın gerçek yönü, kişinin ilk ifadesinden sonra toplanan delillerle netleşmektedir.

Kamera görüntüsü gelebilir, yeni bir tanık dinlenebilir, telefon incelemesi sonuçlanabilir veya kişinin savunmasını destekleyen yeni bir belge ortaya çıkabilir.

Bu nedenle kişi ifadesini verdikten sonra “Ben görevimi yaptım, artık dosyayla ilgilenmeme gerek yok.” düşüncesiyle hareket etmemelidir.

Soruşturmanın hangi aşamada olduğunun, hangi delillerin toplandığının ve savcılığın nasıl bir karar verdiğinin takip edilmesini önemli görüyoruz.

Sık Sorulan Sorular

İfade verdikten sonra hemen dava açılır mı?
Hayır. Savcılığın iddianame düzenleyebilmesi için toplanan delillerin suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturması gerekir.

İfade verdikten sonra serbest kalırsam dosya kapanmış olur mu?
Hayır. Serbest bırakılmak soruşturmanın sona erdiği anlamına gelmez.

Tekrar ifadeye çağrılabilir miyim?
Dosyanın gelişimine göre yeniden açıklama ihtiyacı ortaya çıkabilir. Aynı olayla ilgili yeniden ifade alınması bakımından CMK m.148/5 hükmü ayrıca dikkate alınmalıdır.

İfade verdikten sonra takipsizlik kararı verilebilir mi?
Evet. Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma imkanının bulunmaması halinde KYOK verilebilir.

Savcı iddianame düzenlerse dava kesin açılmış olur mu?
İddianame mahkemeye gönderilir. Kamu davası, iddianamenin kabulüyle açılır ve kovuşturma evresi bu aşamada başlar.

İfade verdikten sonra ne kadar sürede sonuç çıkar?
Her soruşturma için geçerli sabit bir süre yoktur. Dosyanın kapsamına ve yapılacak araştırmalara göre süre değişir.

İfade sonrasında yeni delil sunabilir miyim?
Evet. Şüpheli lehine olan somut deliller soruşturmanın sonraki aşamalarında da dosyaya sunulabilir.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Ceza soruşturmalarında izlenecek yol; olayın özelliklerine, isnat edilen suça, dosyadaki delillere ve soruşturmanın bulunduğu aşamaya göre değişebilir.

Sonuç

Karakolda veya savcılıkta ifade vermek, ceza soruşturmasının sona erdiği anlamına gelmez.

İfade sonrasında Cumhuriyet savcılığı delil toplamaya devam edebilir, yeni araştırmalar yapabilir ve soruşturmanın sonunda dosyanın niteliğine göre farklı kararlar verebilir.

Toplanan deliller yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenlenebilir. Yeterli şüphe bulunmaması veya kovuşturma imkanının olmaması halinde ise kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebilir. Ayrıca kanuni şartları bulunan bazı dosyalarda kamu davasının açılmasının ertelenmesi veya özel muhakeme usulleri de gündeme gelebilir.

Bizim mesleki uygulamadaki yaklaşımımız, ifadenin verilmesiyle dosyanın unutulmaması ve soruşturmanın sonucuna kadar sürecin takip edilmesidir.

Çünkü ceza soruşturmasının gidişatını çoğu zaman ilk ifadenin ardından toplanan deliller belirlemektedir.

İfade Verdikten Sonra Ne Olur? Savcılık ve Ceza Soruşturması Sonrası Süreç Nasıl İşler.

Karakolda veya savcılıkta ifade verdikten sonra süreç nasıl devam eder? İfade sonrası serbest bırakılma, yeni delillerin toplanması, yeniden ifadeye çağrılma, İddianame düzenlenmesi ve takipsizlik kararı gibi ihtimalleri; savcılık soruşturmasının nasıl ilerlediğini uygulamadaki tecrübelerimiz çerçevesinde ele aldık.

İfade Verdikten Sonra Ne Olur?

Karakolda veya Cumhuriyet savcılığında ifade veren kişilerin en sık sorduğu sorulardan biri şudur:

“İfademi verdim, şimdi ne olacak?”

Uygulamada kişinin ifade verdikten sonra dosyanın kapandığını düşündüğü durumlarla sıkça karşılaşıyoruz. Oysa ifade verilmesi çoğu zaman ceza soruşturmasının yalnızca bir aşamasıdır.

İfade sonrasında Cumhuriyet savcılığı dosyadaki mevcut delilleri değerlendirmeye, yeni deliller toplamaya ve kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphe bulunup bulunmadığını araştırmaya devam edebilir.

CMK m.160 uyarınca Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği izlenimini veren bir durumdan haberdar olduğunda gerçeği araştırmaya başlar. Savcı, şüphelinin yalnızca aleyhine değil, lehine olan delilleri de toplamak ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.

Bu nedenle ifade işleminin bitmesi ile soruşturmanın bitmesi aynı şey değildir.

İfade Verdikten Sonra Hemen Dava Açılır mı?

Hayır.

Bir kişinin karakolda veya savcılıkta ifade vermiş olması, hakkında otomatik olarak ceza davası açılacağı anlamına gelmez.

CMK m.170 uyarınca Cumhuriyet savcısının iddianame düzenleyebilmesi için soruşturma sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturması gerekir. Yeterli şüphe oluştuğu kanaatine varılırsa iddianame düzenlenerek görevli ve yetkili mahkemeye gönderilir.

Dolayısıyla ifade, soruşturmanın önemli bir parçası olmakla birlikte savcılık kararını yalnızca ifadeye bakarak vermek zorunda değildir.

Dosyadaki diğer deliller de değerlendirilir.

Savcılık İfadeden Sonra Hangi İşlemleri Yapabilir?

İfade alındıktan sonra soruşturmanın niteliğine göre çok farklı işlemler yapılabilir.

Örneğin;

Tanık veya başka şüphelilerin beyanları alınabilir, kamera görüntüleri araştırılabilir, bilirkişi incelemesi yaptırılabilir, dijital materyaller incelenebilir, kriminal rapor beklenebilir, kurumlarla yazışmalar yapılabilir veya dosyaya yeni belgeler getirilebilir.

Savcılık gerekli gördüğü araştırmaları doğrudan yapabileceği gibi adli kolluk aracılığıyla da yaptırabilir.

Bu nedenle özellikle kapsamlı dosyalarda kişinin ifade vermesiyle savcılığın hemen karar vermesini beklemek her zaman gerçekçi değildir.

İfade Verdikten Sonra Serbest Kalmak Dosyanın Kapandığı Anlamına mı Gelir?

Hayır.

Kişinin ifadesi alındıktan sonra karakoldan veya savcılıktan serbest ayrılması, hakkında yürütülen soruşturmanın sona erdiği anlamına gelmez.

Kişi serbest bırakılmış olsa dahi savcılık dosyadaki araştırmaya devam edebilir.

Bu noktada sık karşılaştığımız yanlış düşüncelerden biri şudur:

“Beni bıraktılar, demek ki dosya kapandı.”

Oysa kişinin özgürlüğünün kısıtlanmaması ile soruşturmanın devam edip etmemesi farklı hukuki konulardır.

Dosya, savcılığın soruşturma sonunda vereceği karara kadar açık kalabilir.

İfade Verdikten Sonra Tekrar Çağrılabilir miyim?

Somut olayın özelliklerine göre yeniden açıklama yapılması gerekebilir.

Örneğin ilk ifadeden sonra dosyaya yeni bir delil girmiş olabilir veya kişinin önceki açıklamalarında aydınlatılması gereken bir husus ortaya çıkabilir.

Ancak aynı olay hakkında şüphelinin yeniden ifadesinin alınması bakımından CMK m.148/5 özel bir düzenleme içermektedir.

Dolayısıyla soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeniden çağrı yapılması, tek başına olağan dışı bir durum olduğu anlamına gelmez.

Önemli olan neden yeniden çağrı yapıldığının bilinmesidir.

İlk İfade Dosyanın Sonraki Aşamalarında Önemli mi?

Evet.

Kişinin ilk ifadede yaptığı açıklamalar daha sonraki savunmalarıyla birlikte değerlendirme konusu olabilir.

Bu nedenle daha önce de özellikle vurguladığımız gibi:

“Şimdi bir şey söylerim, sonra değiştiririm.”

düşüncesi ceza soruşturmalarında sağlıklı bir yaklaşım değildir.

İlk ifade daha sonra açıklanabilir veya değiştirilebilir ancak önceki beyan dosyadan kendiliğinden ortadan kalkmaz.

Bu konuyu ayrıntılı olarak İlk İfade Sonradan Değiştirilebilir mi? Kolluk İfadesinin Delil Değeri başlıklı makalemizde ele aldık.

İfade Verdikten Sonra Takipsizlik Kararı Verilebilir mi?

Evet.

Halk arasında “takipsizlik” olarak bilinen kararın kanundaki adı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, yani KYOK'tur.

CMK m.172 uyarınca Cumhuriyet savcısı soruşturma sonunda kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edemezse veya kovuşturma imkanının bulunmadığı sonucuna ulaşırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir.

Dolayısıyla bir kişi şüpheli sıfatıyla ifade vermiş olsa dahi soruşturma sonunda hakkında dava açılmadan dosyanın sonuçlanması mümkündür.

Savcı İddianame Düzenlerse Dava Hemen Başlar mı?

Savcılığın iddianame düzenlemesi ile mahkemede kamu davasının başlaması birbirine yakın fakat aynı olmayan aşamalardır.

Cumhuriyet savcısı yeterli şüphe bulunduğu kanaatine varırsa iddianame düzenleyerek mahkemeye gönderir. Mahkeme ise iddianameyi ve soruşturma evrakını inceler.

CMK m.174 kapsamında kanunda belirtilen eksikliklerin bulunması durumunda iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilebilir. Güncel düzenlemede mahkemenin bu incelemeyi iddianame ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde yapması öngörülmektedir.

İddianamenin kabul edilmesiyle ise kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar. Mahkeme bundan sonra duruşma gününü belirler.

Bu ayrım önemlidir.

İddianamenin düzenlenmesi soruşturmanın sonuna yaklaşılmasıdır; iddianamenin kabul edilmesi ise kamu davasının başlamasıdır.

İfade Verdikten Sonra Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Mümkün mü?

Bazı suçlar ve kanunda belirtilen şartlar bakımından evet.

CMK m.171 kapsamında belirli koşulların bulunması halinde Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmasını ertelemesi mümkün olabilir.

Bu imkan her suç için uygulanmaz ve suçun niteliği, yaptırımı ile şüphelinin durumuna ilişkin birtakım şartların ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Güncel CMK m.171'de, uzlaştırma ve önödeme kapsamı dışında kalan ve kanundaki ceza sınırını sağlayan bazı suçlar bakımından kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin düzenleme bulunmaktadır.

Bu nedenle soruşturmanın sonucu yalnızca “dava açılması” veya “takipsizlik” şeklinde iki ihtimalden ibaret olmayabilir.

Uzlaştırma, Önödeme veya Seri Muhakeme Gündeme Gelebilir mi?

Suçun niteliğine göre ceza soruşturmasında özel usuller de gündeme gelebilir.

Bazı suçlar uzlaştırma veya önödeme kapsamında olabilir. Kanuni şartların mevcut olduğu bazı dosyalarda seri muhakeme usulünün uygulanması da söz konusu olabilir.

Nitekim CMK m.174, dosyadan açıkça uzlaştırma, önödeme veya seri muhakeme usulüne tabi olduğu anlaşılan işlerde bu usuller uygulanmadan iddianame düzenlenmesini iddianamenin iade sebepleri arasında saymaktadır.

Bu nedenle “ifade verdim, sıradaki aşama kesin duruşmadır” şeklindeki düşünce de doğru değildir.

İfade Verdikten Sonra Gözaltı veya Tutuklama Olabilir mi?

İfadeye çağrılmış olmak ve ifade vermek, tek başına tutuklama sebebi değildir.

Bununla birlikte soruşturmanın şartlarına göre koruma tedbirlerinin gündeme gelmesi mümkündür. Kişinin yalnızca ifade vermek üzere çağrıldığı bazı dosyalarda ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılması söz konusu olurken, bazı soruşturmalarda yakalama, gözaltı, adli kontrol veya tutuklama süreçleri gündeme gelebilir.

Bunların her biri ayrı kanuni şartlara tabi koruma tedbirleridir.

Bu nedenle kişinin:

“İfademi verdim, artık hakkımda hiçbir işlem yapılamaz.”

şeklinde düşünmesi de;

“İfadeye gittiysem mutlaka tutuklanacağım.”

şeklinde düşünmesi de doğru değildir.

Somut dosyanın özellikleri belirleyicidir.

Savcılık Soruşturması Ne Kadar Sürer?

Ceza soruşturmalarının tamamı için geçerli sabit bir süre bulunmamaktadır.

Soruşturmanın süresi;

dosyanın kapsamına, şüpheli sayısına, tanıkların bulunmasına, bilirkişi incelemesine, dijital materyallerin çözümüne, kamera kayıtlarına, kriminal raporlara veya başka kurumlardan beklenen belgelere göre değişebilir.

Bu sebeple benzer suçlardan yürütülen iki soruşturmanın dahi sonuçlanma süreleri birbirinden oldukça farklı olabilir.

İfade verildikten sonra uzun süre haber alınmaması da tek başına soruşturmanın kapandığı anlamına gelmez.

İfade Verdikten Sonra Dosyayı Takip Etmek Gerekir mi?

Kanaatimizce evet.

Ceza soruşturmasında kişinin ifadesini verdikten sonra dosyayla tamamen ilgisini kesmesi zaman zaman sorunlara yol açabilir.

Dosyaya yeni bir delil girebilir, yeni bir ifade ihtiyacı ortaya çıkabilir, savcılık karar verebilir veya ilerleyen aşamada kişiye bir tebligat gönderilebilir.

Özellikle adres değişikliği veya tebligatların takip edilmemesi halinde kişinin dosyadaki gelişmelerden geç haberdar olması mümkündür.

Bu nedenle soruşturmanın hangi aşamada olduğunun takip edilmesini önemli görüyoruz.

“Uzun Süredir Haber Gelmedi, Dosya Kapandı mı?”

Hayır, bunun tek başına böyle bir anlamı yoktur.

Soruşturma dosyasında bir süre işlem yapılmıyor gibi görünmesi, dosyanın hukuken sona erdiği anlamına gelmez.

Örneğin savcılık bir bilirkişi raporu, dijital inceleme veya başka kurumdan gelecek cevabı bekliyor olabilir.

Dosyanın sonuçlandığından söz edebilmek için soruşturmanın nasıl sona erdiğinin dosya üzerinden kontrol edilmesi gerekir.

İfade Sonrasında Lehime Delil Sunabilir miyim?

Evet.

Şüphelinin savunması yalnızca ilk ifade sırasında söylediklerinden ibaret değildir.

Dosya kapsamında kişinin lehine bir kamera kaydı, belge, mesaj, tanık veya başka somut delil varsa bunların soruşturma makamının dikkatine sunulması mümkündür.

CMK m.160 zaten Cumhuriyet savcısına şüphelinin hem lehine hem aleyhine delilleri toplama yükümlülüğü yüklemektedir.

Kanaatimizce özellikle ilk ifadeden sonra kişinin elinde savunmasını destekleyen somut bir delil ortaya çıktığında bunun dosyaya hangi şekilde sunulacağının değerlendirilmesi önemlidir.

İfade Verdikten Sonra Avukat Yardımı Almak İçin Geç mi?

Hayır.

Müdafi yardımından yararlanmak yalnızca ilk ifade öncesine özgü değildir.

Kişi ilk ifadesini avukatsız vermiş olsa dahi soruşturmanın sonraki aşamalarında müdafi yardımından yararlanabilir.

Ancak önceki makalelerimizde de belirttiğimiz gibi, hukuki yardımın soruşturmanın mümkün olduğunca erken aşamasında alınması çoğu zaman daha sağlıklı bir değerlendirme yapılmasını sağlar.

Özellikle ilk ifade aşaması hakkında ayrıntılı bilgi için Karakolda İfade Verirken Avukat Zorunlu mu? Kolluk İfadesinde Avukatın Önemi başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Ayrıca henüz ifade aşamasına gelmeden çağrı aldıysanız Karakoldan veya Savcılıktan İfadeye Çağrıldım, Ne Yapmalıyım? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Mesleki Uygulamada En Sık Karşılaştığımız Yanlış Düşünceler

İfade sonrasında özellikle üç yanlış düşünceyle karşılaşıyoruz.

Birincisi:

“Serbest bıraktılar, dosyam kapandı.”

İkincisi:

“İfade verdim, artık kesin dava açılacak.”

Üçüncüsü ise:

“Bir daha beni aramadılar, dosya kendiliğinden düşmüştür.”

Bu üç düşünce de her dosya açısından doğru kabul edilemez.

Ceza soruşturmasının sonucunu belirleyen şey kişinin yalnızca ifade vermiş olması değil; soruşturma sonunda elde edilen delillerin ve hukuki şartların nasıl değerlendirildiğidir.

İfade Sonrasındaki Sürece İlişkin Mesleki Görüşümüz

Mesleki tecrübemizde ilk ifadenin önemini özellikle vurguluyoruz. Ancak ifade verildikten sonraki sürecin de en az ilk ifade kadar önemli olduğunu düşünüyoruz.

Çünkü çoğu dosyada soruşturmanın gerçek yönü, kişinin ilk ifadesinden sonra toplanan delillerle netleşmektedir.

Kamera görüntüsü gelebilir, yeni bir tanık dinlenebilir, telefon incelemesi sonuçlanabilir veya kişinin savunmasını destekleyen yeni bir belge ortaya çıkabilir.

Bu nedenle kişi ifadesini verdikten sonra “Ben görevimi yaptım, artık dosyayla ilgilenmeme gerek yok.” düşüncesiyle hareket etmemelidir.

Soruşturmanın hangi aşamada olduğunun, hangi delillerin toplandığının ve savcılığın nasıl bir karar verdiğinin takip edilmesini önemli görüyoruz.

Sık Sorulan Sorular

İfade verdikten sonra hemen dava açılır mı?
Hayır. Savcılığın iddianame düzenleyebilmesi için toplanan delillerin suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturması gerekir.

İfade verdikten sonra serbest kalırsam dosya kapanmış olur mu?
Hayır. Serbest bırakılmak soruşturmanın sona erdiği anlamına gelmez.

Tekrar ifadeye çağrılabilir miyim?
Dosyanın gelişimine göre yeniden açıklama ihtiyacı ortaya çıkabilir. Aynı olayla ilgili yeniden ifade alınması bakımından CMK m.148/5 hükmü ayrıca dikkate alınmalıdır.

İfade verdikten sonra takipsizlik kararı verilebilir mi?
Evet. Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma imkanının bulunmaması halinde KYOK verilebilir.

Savcı iddianame düzenlerse dava kesin açılmış olur mu?
İddianame mahkemeye gönderilir. Kamu davası, iddianamenin kabulüyle açılır ve kovuşturma evresi bu aşamada başlar.

İfade verdikten sonra ne kadar sürede sonuç çıkar?
Her soruşturma için geçerli sabit bir süre yoktur. Dosyanın kapsamına ve yapılacak araştırmalara göre süre değişir.

İfade sonrasında yeni delil sunabilir miyim?
Evet. Şüpheli lehine olan somut deliller soruşturmanın sonraki aşamalarında da dosyaya sunulabilir.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Ceza soruşturmalarında izlenecek yol; olayın özelliklerine, isnat edilen suça, dosyadaki delillere ve soruşturmanın bulunduğu aşamaya göre değişebilir.

Sonuç

Karakolda veya savcılıkta ifade vermek, ceza soruşturmasının sona erdiği anlamına gelmez.

İfade sonrasında Cumhuriyet savcılığı delil toplamaya devam edebilir, yeni araştırmalar yapabilir ve soruşturmanın sonunda dosyanın niteliğine göre farklı kararlar verebilir.

Toplanan deliller yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenlenebilir. Yeterli şüphe bulunmaması veya kovuşturma imkanının olmaması halinde ise kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebilir. Ayrıca kanuni şartları bulunan bazı dosyalarda kamu davasının açılmasının ertelenmesi veya özel muhakeme usulleri de gündeme gelebilir.

Bizim mesleki uygulamadaki yaklaşımımız, ifadenin verilmesiyle dosyanın unutulmaması ve soruşturmanın sonucuna kadar sürecin takip edilmesidir.

Çünkü ceza soruşturmasının gidişatını çoğu zaman ilk ifadenin ardından toplanan deliller belirlemektedir.